1/16/2012

Sosyal Öğrenme Kuramı ile ilgili Makale Paylaşım Ödevi

Bundan bir süre önce bir okulda bir arkadaşım akşam izlediği bir belgeseldeki maymunların sosyal çevrede öğrendikleri davranışı bana anlatmıştı. Bende biraz araştırma yapınca bu ödev için arkadaşımın anlattığı örnek aklıma yattı, biraz araştırma yapınca farkettim ki sosyal öğrenme kuramı ile ilgili en çok kullanılan örnek buymuş.

5 Maymun'un Hikayesi
Bir kafes içerisine konulan 5 adet maymun ve kafesin ortasında sallanan bir ipin ucuna muz bağlanmıştır. maymunlardan birisi muzu aldığında kafes içerisindeki tüm maymunlar soğuk su ile yıkanmaktadırlar. Belli bir süre sonra sürekli olarak soğuk si ule yıkanan maymunlar artık muzu almaktan vazgeçerler, fakat  aralarında birisi almak istediğinde onu isteğinden vazgeçirmek için üzerine atlayıp döverler. Maymunlar bu durumu öğrendikten sonra kafesteki maymunlardan birisi dışarıdan başka bir maymun ile değiştirilir. İçeri yeni gelmiş olan maymun, kafesin ortasında yenmeyi bekleyen muzu gördüğünde almak için harekete geçer fakat diğer maymunlar hemen üzerine atlayıp onu döverler. Bu belli bir süre daha devam eder ve maymunlardan hiç birisi hatta yeni gelmiş olan bile muzu almaya çalışmaz. Bu durumdan sonra kafesin içerisinde soğuk su deneyimini yaşamamış maymunlar tek tek değiştirilir ve içeri gelen tüm yeni maymunlar kafes içerisindeki diğer maymunlar tarafından muzu almaması gerektiği hakkında eğitilir. Böylece sosyal çevre içerisinde maymunlar muzu almamaları gerektığini öğrenirler. Hatta içerideki maymunlardan hiç birisi soğuk su deneyimini yaşamamış hale geldiğinde bile maymunlar muzu almaya çalışan birisi olursa bile onun üzerine atlayıp döverler, ve neden yaptıklarını hiç bir zaman bilmezler sosyal çevre onlara öyle yapmaları gerektiğini öğretmiştir. Böylece hiçbirisi muzu almak için harekete geçmez. Yukarıdaki video'da bu durumu gösteren güzel bir animasyon:
Kaynaklar:
  1. Stephenson, G. R. (1967). Cultural acquisition of a specific learned response among rhesus monkeys. In: Starek, D., Schneider, R., and Kuhn, H. J. (eds.), Progress in Primatology, Stuttgart: Fischer, pp. 279-288. 
  2. Mentioned in: Galef, B. G., Jr. (1976). Social Transmission of Acquired Behavior: A Discussion of Tradition and Social Learning in Vertebrates. In: Rosenblatt, J.S., Hinde, R.A., Shaw, E. and Beer, C. (eds.), Advances in the study of behavior, Vol. 6, New York: Academic Press, pp. 87-88:
Kaynakları tararken benzer fakat farklı başka bir örnek daha buldum:
Bu örnek'de bir adada bulunan maymun kolonisi patateslerin yıkandığında daha lezzetli olduklarını farkedip öğrenen maymunları anlatmaktadır. Yine benzer şekilde maymunlar sosyal çevre içerisinde öğrenirler. 

Ders 8 Yansıtma Yazısı : Sosyal Öğrenme Kuramı

Sosyal öğrenme kuramı Albert Bandura tarafından ortaya konmuştur ve Bandura'ya göre öğrenme süreçlerinde şu şekilde gelişir:
  1. Dikkat
  2. Akılda Tutma
  3. Davranışa Dönüştürme
  4. Güdüleme 
Eğer en baştaki korkunç kötü müziği atlatıp geçebilirseniz Abert Bandura ve sosyal öğrenme teorisini aşağıdaki videodan öğrenebilirsiniz.




Ve tam olarak Bandura'nın söylediği Sosyal Öğrenme Kuramına ait bir örnek :)


Gestalt Kuramı:
Gestalt Almancada şekil, form ve biçim anlamına gelmektedir. 


Youtube'da dolaşırken KPSS sınavı için yapılmış bu video tam olarak Gestalt Kuramını anlatmaktadır. Aslında hürformasyon arkadaşımızın videosundan ulaştım buraya. Sonuna kadar izleyin Gestalt kuramına ait tüm kavramlar anlatılıyor.

İçgörüsel öğrenme, diğer bir ifadeyle sezgisel ya da seziş yoluyla öğrenme Köhler’in yaptığı çalışmaların bir ürünüdür. Köhler’e göre öğrenmede öğrenen kişi, bütün durumu amaçlar arasındaki bağları algılamayı ya da mantıksal ilişkileri anlamayı içeren yeni bir şekilde görür. Köhler, İçgörüsel öğrenme konusunda maymunlarla çalışmalar yürütmüştür. Bu çalışmalardan en önemlisi Sultan isimli bir maymunla yaptığı çalışmadır. Köhler, maymunun en sevdiği yiyeceği maymunun bulunduğu kafesin hemen dışına koymuş ve mesafeyi bedeniyle uzanamayacağı bir mesafede bırakmıştır. Ancak kafes içinde maymunun birleştirerek uzatabileceği sopalar koymuştur. Sultan kafes dışındaki muza eliyle ulaşamayacağını anlayınca kafes içinde bulunan sopaları incelemiş ve uzun bir düşünme sürecinden sonra sopaları birbirine ekleyerek kafes dışındaki muza ulaşabilmiştir. Bir başka çalışmada başka bir maymunun yetişemeyeceği ve tırmanamayacağı bir şekilde muz kafesin üzerine bağlanmış ve içeriye de kutular konulmuştur. Maymun kutuları üst üste koyarak kutulara tırmanıp tavanda asılı olan muzu alabilmiştir. REF:
İçgörüsel öğrenme ile ilgili mi bilmiyorum fakat şu anımı paylaşmak istiyorum, bundan 10 yıl kadar önce Ege Üniversitesi kampüsü icerisinde bulunan Kipa'nın yolunda giderken kendi kendime düşünüyordum ve aniden aslında o günlerde hiçde düşünmediğim bir bilmecenin cevabı aklıma geldi. Hatırlıyorum lise yada ortaokul zamanlarımda sakızların içersinde bilmece gibi yazılar olurdu bunlardan bir tanesi de "Bir elmanın içerisinde kurt çıkmasından daha kötü ne olabilir?" idi ve sorunun cevabına bakmama rağmen yarım kurt çıkmasının gerçektende ne olduğunu o güne kadar hiç anlamamıştım, hatta nesi komik diye de düşünmüştüm. Bunun sebebi belki düşünmek için çok fazla zamanımın olmaması yada başka bir ülkede doğup büyümüş ve yeni bir ülkede herşeye en baştan başlamak zorunda kalmanın sebebi ile bu en basit ve komik bilmeceleri bile anlayamam da olabilir. Türkçeyi öğrenirken şu an bile aklıma gelen bazı deyimleri anlamaya calışmak çok zamanımı almıştı fakat zaman ve mekan olarak hiç de uygun olmayan bir anda neden bir elmanın içinden yarım kurt çıkmasının daha kötı olduğunu öğrenmiştim ve bunu tamamen kendi kendime yapmıştım. Bu aniden ve ışık hızında zihnimde geçen düşünceler ile meydana gelmişti. Şimdi anlatınca içsel öğrenmeye ait bir örnek gibi hiç gelmedi ama paylaşmak istedim. :)

1/12/2012

Ders 7 Yansıtma Yazısı: Edimsel Koşullanma

Bu hafta derse katılamadığımdan dolayı, kaybettigim bu dersi telafi etmek biraz zamanımı aldı fakat sonunda bu konuda birşeyler öğrenebildim :)

Albert bebek başta hiç bir hayvandan kormaz iken, daha sonra yanına tavşan konuluyor ve çok yüksek bir ses ile 5-6 kez Albert'in korkması irkilmesi sağlanıyor, ve gerçektende bir süre sonra Albert artık etrafındaki hayvanlardan oluşturulan ses sebebi ile korkmaya başlıyor. Daha önceki hafta yayınlamış olduğum Big Bang Theory dizisinde geçen sahne Klasik koşullanma olduğunu düşünürken şimdi aslında bunun Edinimsel koşullanma olduğunu farkettim. Klasik koşullanma ile Edinimsle koşullanma arasındaki fark, klasik koşullanmada daha çok refeksel davranışlar koşullanırken edinimsel koşullanmada kişinin isteyerek kendi davranışları değiştirilmektedir. Buna göre klasik koşullanma refleksif davranışlarla, edimsel koşullanma ise bilinçli ve kasıtlı davranışlarla ilgilenir.
Klasik koşullanmada ............ uyarı – tepki
Edimsel koşullanmada ......... tepki – uyarı ........... bağı oluşmaktadır.




Skinner davranışın tekrarlanmasını, davranışı izleyen pekiştirme yada cezanın sağladığını düşünmektedir. Bir davranışın pekiştirilmesi, tekrar gösterilme ihtimalini arttırır. Edinimsel koşullanmada şu öğler mevcuttur:

  1. Biçimlendirme: amaca yönelmeyi ifade eden davranışların pekiştirilmesi. Yani istenen bir davranış ortaya çıkmadığında, alt düzey davranışlara doğru inilmesi, ve o davranışın pekiştirilmesidir.
  2. Zamanlama: koşullanmanın kısa bir süre içerisinde gerçekleşmesi
  3. Kaçınma koşullanması: kaçınma, durum ortaya çıkmadan durumdan uzaklaşmayı ifade eder. Kaçmadan farkı budur. Kaçma, durum ortaya çıktıktan sonra uzaklaşma. Kaçınma koşullanması kendi kendini pekiştiren bir şartlanmadır. Sistematik duyarsızlaştırma gibi tekniklerle ortadan kalkar.
  4. Sistematik duyarsızlaştırma: korku tedavisinde kullanılır. Kişinin korktuğu uyarıcı ile kendisini korkutmayacak derecede karşı karşıya getirilmesidir. Yavaş yavaş bu derece arttırılır.
  5. Sönme: öğrenilen davranışların uzun süre pekiştirilmemesi. Sönmenin hızlanması cezaya bağlıdır.
  6. Genelleme: belli bir uyarıcı ile ortaya çıkan davranış pekiştirildiğinde, organizma bu uyarıcıya benzer uyarıcılara da aynı davranışı gösterir. Buna uyarıcı genellemesi denir.
  7. Ayırt etme: pekiştirilen uyarıcılara gösterilen tepkinin, pekiştirilmeyenlere gösterilmemesidir.
  8. Pekiştirme: bir tepkinin iç veya dış etkenlerle kuvvetlendirilmesidir.
Sizce aşağıdaki video'da olumlu ve olumsuz pekiştireçleri tam olarak kim kullanıyor? Anne çocuk aladığında kumandayı ufaklığa vererek onun ağlamasını susturuyor yada çocuk anneyi kumandayı vermesi için ağlayarak annesi üzerinde edinimsel koşullanma yaratıyor. :)


11/30/2011

Ders 6 : Yansıtma Yazısı

Her geçen gün dönem sonuna yaklaşıyoruz, bunun yanında doktora izleme komitesi toplantısı yaklaşıyor, son 6 ay içinde yapılmış olan tüm çalışmalar bir rapor olarak yazılıp sunulması gerekiyor bunun yanında paralel gitmesi gereken diğer çalışmalar, öğrenci laboratuvarları ve üzerine ÖPD + GÖ dersleri tadından yenmez bir yorgunluk ve hayata tamamen farklı bir bakış açısı ile bakmama yardımcı oluyor. Bu hafta öğrenmeyi etkileyen kavramları inceledik. Bu kavramlardan bazıları ;

Yaş
Zeka
Güdülenme
Kaygı
Hazırbulunuşluluk

olarak sayılabilir.

Bunun yanında Pavlov'un koşullu refleks ile zil ve köpek deneyini inceledik. Klasik koşulanma adı'da verilen bu deneyde bir köpeğe zil çalınıp hemen ardından bir et parçası sunuluyor. Bu durum belli süre tekrarlandığında, köpeğin zil çalındıktan sonra daha eti görmeden ağzının salyaları akmaya başlıyor. Köpek artık bu zil uyarıcısına karşı bir koşullanma geliştirmiştir ve her seferinde salyaları akmaya başlamaktadır. 

Fırsat oldukça izlediğim bir tv dizisinden alınmış küçük bir bölüm.
Bunun yanında sınıfta herkesin unutmayacağı çok güzel bir örnek öğrenilmiş çaresizilik idi; Hocamız pire örneğini verdi, bir kavanoz içerisine pireler koyulduğunda pireler belli bir süre kavanozun kapağına çarpıyorlar, belli bir süre beklendiğinde pireler daha yukarı sıçradıklarında kavanozun kapağına çarpacaklarını düşünerek artık daha yukarı sıçramaya çalışmamaktadırlar. Hatta kavanozun kapağı açıldığında bile pireler kavanozdan çıkmaya çalışmamaktadırlar. Benim aklıma filleri terbiye ederken kullanılan yöntemler geldi. Filler daha küçük iken bir kurtulamayacakları bir ip ile bağlanmaktadırlar ve zaman ile filler bu ipten kurtulamayacaklarını öğrenirler. Yıllar geçtikçe filler güçlenip büyümektedirler, bunun yanında boyunlarındaki ipler aynı kalmakatadır ve çok az güç ile koparabilecek durumdadırlar fakat onlar daha önceden bu ipleri koparıp kurtulamayacaklarını öğrenmiş olmalarından dolayı artık kurtulmaya çalışmazlar. Bunlar öğrenilmiş çaresizliğe ait iki örnek.
Bu video sınıfta öğrencilere yapılan öğrenilmiş çaresizlik 
üzerine bir deneye ait video.

11/27/2011

Ders 5 : Yansıtma Yazısı

Bu hafta kişilik gelişimi için Sigmund Freud adında (6 Mayıs 1856 – 23 Eylül 1939) tarihleri arasında yaşamış Avusturyalı bir nörologun kuramlarını inceledik. Kuramların yanında Freud psikoanaliz tekniğinin temellerinide oluşturmuştur. Freud'a göre birçok insanın kişiliği çocukluğun erken yaşlarında meydana geldiğini savunur.
Freud'un Psikoseksüel Gelişimi Teorisi:
1.Oral Dönem
2.Anal Dönem
3.Fallik Dönem
4.Latens Dönemi
5.Genital Dönem
Bireyler bu aşamaların herhangi birinde çok fazla yada çok az deneyim yaşamaları sebebi ile bu dönemdeki zevk hissine takılmalarını yada aksi durumda bir davranış gösterebilirler.


Freud'un Psikoanalitik Teorisi:
Freud'a göre bireylerin psikolojisi üç bölüme ayrılabilir, binlar; Id, Ego ve Superego. Bu bölümler birbirleri ile etkileşerek bireylerin davranışları buna göre belirlenir.
ID: Zevk odaklı olan bölümdür, ve hemen doyurulmasını ister.
EGO: ID'in isteklerini doyurmaya çalışır fakat her istediğini yapmasına izin vermesi şeklinde değildir, ID'in isteklerini koşullara uygun olması için çalışır ve ID'i kontrol altında tutmaya çalışır.
SÜPEREGO: Sosyal toplumun değerlerine, normlarına ve ahlak ilkelerine göre davranma isteğindedir, bireyleri ideal olmak için istek duyar.
EGO, ID'in istekleri ile ve SUPEREGO'nun değerleri arasında bir denge oluşturmak için sürekli olarak çalışır.   

11/21/2011

Ders 4: Yansıtma Yazısı

Kişilik Gelişimi
Bu hafta kişilik gelişimi ile ilgili kuramları inceledik. Bu kuramlar sırası ile Abraham Maslow, Carl Rogers ve Eric Ericson'a ait. Doğrusu her hafta bu derste öğrendiklerimden çok mutluluk duyuyorum. Bireyin gelişimini açıklamaya çalışan kuramlar kendimi ve etrafımdaki insanları tanımaya ve anlamama yardımcı oluyor. 
Abraham Maslow:

Bu ilk videoda güzel bir animasyondan alınmış görüntüler ile Maslow'un ihtiyaçlar piramidi açıklanmış.

http://www.youtube.com/watch?v=Iucf76E-R2s

Görsel olarak Maslow'un piramidi açıklanmış



Hatta geliştirilmiş olanı dahi var :)


Carl Rogers psikolojiye hümanist yaklaşımın kurucularından birisidir. 


Eric Ericson kişilik gelişimini 8 adet aşama ile açıklmaya çalışmıştır. Bu aşamalarda birey bir problem ile karşılaşır, bu kriz/problem çözümlenmediği takdirde kişi bu problemi sürekli olarak hayatında taşır.



11/05/2011

Ders 3 Yansıtma Yazısı

Bu hafta bebeklerde dil gelişimi [1]ve ahlak gelişimi ile ilgili kuramların üzerinde konuştuk. Dil gelişiminin evrelerini incelediğimde Piaget, Bruner ve Vigotsky'nin[2] bilişsel gelişim evreleri ile dil gelişim evrelerinin ne kadar iç içe geçtiklerini gördüm.

Bu hafta ahlak gelişimi için Kohlberg'in kuramını incledik. Bu kuramda insanın ahlak gelişimi 6 adet aşama ile ifade edilmiş. Bu aşamalar uzun süre aklımda kaldı ve etrafımdaki arkadaşlarım ile tartıştım. Bu hafta öğrendiğim yeni bilgilerden mutlu oldum :) Bunun yanında hala Ahlak için tek ve bütün olarak beni tatmin eden bir tanım yapamıyorum!

Benim gibi izleyerek öğrenenler yada resimleri daha çok hafızada tutanlar için Kohlberg'in Ahlak gelişimini anlatan bir iki video.

Dr. Kohleberg's Theory of Moral Development

Kohlberg's Stages of Moral Development


[1]: Bknz dil gelişimi ödevi.
[2]: Bknz Ders 2 Yansıtma yazısı.